Nereden bilebilirdim?
Anlamsızca belki, mutlu olduğum bir gündü. İçimde çocukluktan kalma bir coşku vardı.
Coşkudan da mı korkacağız? Yok artık....
Önümde geçen sene yazdığım günlüğüm... Neden?
Tarih o günün ki ile aynı... Hayatımın en ilginç rastlantısı değil elbet.
Okuyorum... Okuyorum... Hatırlıyorum... Ama istemiyorum... Savıyorum... -dığımı sanıyorum...
Gece oluyor, uyku yok... Sabah oluyor uyku gelse artık fena olmaz.
Geliyor gibi yapıyor, düşlere dalıyorum. Dalmamışım meğer...
O tarihteki gibi hissediyorum...
O tarihte yazdıklarım şimdime siniyor, kendime kızıyorum...
Zaten ben bu hayatta en kolay kendime kızıyorum.
Geçen sene bu tarihte yazdıklarımın laneti çöküyor sabahıma, uyuyamıyorum.
Çekip gitmek istiyorum, içimdeki diğer bir kadın "nah gidersin" diyor. Nah'ı bir kenara
koyup "gidersin"i seçiyorum. Ve fakat nereye, nasıl gideceğimi düşünmem gerekiyor. "Nah" diyorum yüksek
sesle, düşünmeme gerek kalmıyor.
Gitmiyorum....
Ama bir gün gideceğim, biliyorum.
Ama bu gün, uyumasa hiç kimse, hepbirlikte uyumasak. Sadece bu gece... Yazının laneti geçene kadar...
Ben yine de bir gün gideceğim...
Biliyorum...
Tüm lanetlerimi o köşede bırakıp...
10 Ağustos 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder