12 Kasım 2008 Çarşamba

...

Yoğun düşlü bir gecenin sabahına uyandım. Sen yoksun… Daha önce olmadığın bin günler gibi. İnsan her şeyi tüketebiliyor, kendini bile. En tükenmiş olduğun anda dahi gerçek olanı, sevgiyi hissediyorsun, bir tek onu tüketemiyorsun işte. Bir kere sevdinmi o hastalık hiç peşini bırakmıyor. Yamulmuş teneke kutular gibi sürükleniyor. Sen yaşadıkça sesi geliyor ardından, tangur tungur…

Bugün o ses o kadar şiddetli ki! Ancak hıçkırıklarım duymamı engelleyebilir. Ağlamak için sığınabileceğim bir sen yok. Yokluğunda kendime sığınmayı, ağlamak istediğimde karanlık sinema salonlarından medet ummayı öğrendim. Göz yaşlarımla sana aldığım tişörtleri değil en kaliteli sinemaların kırmızı kumaşlı koltuklarını ıslattım.


Dünyanın neresinde, hangi coğrafyada atarsa atsın kalbin beni hep seveceksin. Biliyorum! Benim cesaretim var senin söyleyemediğini söylemeye. Ben… bugün… seni özledim sevgilim… Özledim!

Hiç yorum yok: